Öteki Sinema - B-Filmler hakkında blogumsu oluşum.. Nays beybi.
PA Media - Post Apokaliptik portalı. Zengin içerik, dandik dizayn.
Mad Max Movies - Filmler hakkında çok zengin kaynak. Kaymak.
Mad Max Online - Çok bi olay yok gibi. İncelemek lazım.
Movie Cars - Post Apokaliptik değil ama filmler ve arabalar..
20071222
20071212
Hayırsızsınız
Bugüne kadar ona hep arkanızı döndünüz..Siz onu o kadar hor görürken, sıfatını küfürlere malzeme haline getirmişken, o sizin türlü derdinizi çekti, sessiz sakin [genelde] bir şekilde arkanızdan geldi.
Hiç sordunuz mu bol acılı yedikten sonra çektiği çileyi?
Hiç baktınız mı gazı var mıdır? Yok mudur?
Hiç tuttunuz mu elini kabız olduğunuzda? O koca kütleyi çıkartabilmesi için destek oldunuz mu?
Soğuk taşlara oturduğunuzda, çırçır olma pahasına bile olsa, kendini size siper ettiğinde hiç teşekkür ettiniz mi?
Bayanlar size sesleniyorum, karşı cinsi etkilemek için en başta nerenize güvenirsiniz?
Erkekler size sesleniyorum, karşı cinste gördüğünüzde uğruna sıra sıra dizdiğiniz namelerin sadece bir satırını kendinizdekine okudunuz mu?
Hiç sabah kalktığınızda arkanızı dönüp ona "günaydın" dediniz mi?
Sorarım size..
Size bu kadar emeği geçen poponuzu neden dışlıyorsunuz? Yazık değil mi?
20071210
İçimden Geldi
=> Ortaokul zamanımda çok Diablo[*] oynadıktan sonra sokağa çıkıp kalabalık bir caddede karşıdan karşıya geçmeden önce "save"lemek istedim. Olmadı.
=> Geçen kış Ankara'ya kar yağmadı. Bir kere yağdı, o da tutmadı. İşin kötüsü gidip o kadar para verip kar lastiği almıştım [takvim hediyeli], işe yaramadı. Aralık'a geldik hala yağmadı, Korkuyorum. Bir şarkı ile bitireyim bu paragrafı:
Neler oluyooğğr gülüm?
Neler oluyyyoğğ Küresellerimize?
=> Mad Max[**] çekicez dediler, sabırsızlıkla bekliyoruz. Bir de Indiana Jones'ın dönüşü var.. Dönecek bir ara. Dağdan bir Indy gelecek döne döne.. Dağdan dediğim Aztek tapınağı, döne döne dediğim de kırbacı ile ağaçlara tutunarak. Yok o Tarzan'dı. neyse.
=> Ankara'da IMAX [3B sinema] var, gittim. Gözlükleri çıkartıp, havayı mıncıklayan insanları izlemek daha komik oluyor filmden. Beyvolf'a gitmedim ama başka bi şey izlemiştim. Bir de 4B sinema varmış, hava mı ne bir şey püskürtüyor suratına. Ona gitmedim, ben envai çeşit yerimden hava püskürtüyorum zaten.
=> Kerane tatlısı ile tulumba tatlısı şekil olarak farklıdır. Tulumba başparmak kadar tanelerden oluşurken diğeri -çok afedersiniz- bok gibi sarmal şeklindedir. İsmini de malum mekanların önünde kuvvet vermesi amacıyla satıldığından ötürü almıştır. Ben bir dönem sattım oradan biliyorum. [Ortaokulda para kazanıp aileme bakmam gerekiyordu]
=> Ya haber ajansına satarım da üç beş indireganzi cebe yaparım diye düşünen denyo zihniyettir; ya da direk insanın ateşe olan içgüdüsel aşkıdır; ya da boş insanın hissettiği inanılmaz boşluk hissidir. Bilemiyorum, hiç birisi de olabilir. Şıklardan gitmek işe yaramadı.
=> İzmir'in 40 derece sıcaklığında eski bir vantilatörü bilgisayarın barsakları dışında olan kasasının yanına yerleştirip de Fallout[***] oynadığımı bilirim. Vanitlatör eski olduğundan gürültülüydü, "tor tor tor" diye ses yapıyordu, ortam da tam post-apukaliptik olmuştu haliylen, tam havaya girmiştim. Her load işlemi için minimum 15 dk. beklemem de ayrı bir etkendi tabi. Load ederken çişimi vs. yapıp geliyordum. [Sıcaktan çok su içiliyor haliyle]
=> Geçen dosya adı değiştirmeye kalktım Vista'da. İki defa sordu "emin misiniz?", "son kararınız mı?" şeklinde. Sanki bürokratik işlem hacmi fazla devlet dairesi. Hayır, sistem dosyası falan da değil, altı üstü "sorority.girls.volüm.31.mpg" dosyasını "Zeki Müren - Nostalji 3 - Anladın Sen.mpg" diye adlandıracaktım.
=> Bu yazıya ve nostaji fırtınasına [breh breh] vesile olduğu için Bonkraşır'a "n'aber lan?" diyorum: N'aber lan?
[*] Diablo dediğim kesmeli biçmeli bilgisayar oyunu. O zamanlar Lamborcini Diablo sahibi değildim. Daha sonradan Porş'umu satınca aldım onu. Karıştırmayın diye bu notu düştüm, evet.
[**] Bana post-apokaliptik sevgisini aşılamış olduğu için Mel abimize buradan sevgilerimi iletiyorum.
[***] Bu da bilgisayar oyunu. Post-apkaliptüs sevgimi doyuran yegane şeylerden birisi. Şimdi olsa yine yerim.
=> Geçen kış Ankara'ya kar yağmadı. Bir kere yağdı, o da tutmadı. İşin kötüsü gidip o kadar para verip kar lastiği almıştım [takvim hediyeli], işe yaramadı. Aralık'a geldik hala yağmadı, Korkuyorum. Bir şarkı ile bitireyim bu paragrafı:
Neler oluyooğğr gülüm?
Neler oluyyyoğğ Küresellerimize?
=> Mad Max[**] çekicez dediler, sabırsızlıkla bekliyoruz. Bir de Indiana Jones'ın dönüşü var.. Dönecek bir ara. Dağdan bir Indy gelecek döne döne.. Dağdan dediğim Aztek tapınağı, döne döne dediğim de kırbacı ile ağaçlara tutunarak. Yok o Tarzan'dı. neyse.
=> Ankara'da IMAX [3B sinema] var, gittim. Gözlükleri çıkartıp, havayı mıncıklayan insanları izlemek daha komik oluyor filmden. Beyvolf'a gitmedim ama başka bi şey izlemiştim. Bir de 4B sinema varmış, hava mı ne bir şey püskürtüyor suratına. Ona gitmedim, ben envai çeşit yerimden hava püskürtüyorum zaten.
=> Kerane tatlısı ile tulumba tatlısı şekil olarak farklıdır. Tulumba başparmak kadar tanelerden oluşurken diğeri -çok afedersiniz- bok gibi sarmal şeklindedir. İsmini de malum mekanların önünde kuvvet vermesi amacıyla satıldığından ötürü almıştır. Ben bir dönem sattım oradan biliyorum. [Ortaokulda para kazanıp aileme bakmam gerekiyordu]
=> Ya haber ajansına satarım da üç beş indireganzi cebe yaparım diye düşünen denyo zihniyettir; ya da direk insanın ateşe olan içgüdüsel aşkıdır; ya da boş insanın hissettiği inanılmaz boşluk hissidir. Bilemiyorum, hiç birisi de olabilir. Şıklardan gitmek işe yaramadı.
=> İzmir'in 40 derece sıcaklığında eski bir vantilatörü bilgisayarın barsakları dışında olan kasasının yanına yerleştirip de Fallout[***] oynadığımı bilirim. Vanitlatör eski olduğundan gürültülüydü, "tor tor tor" diye ses yapıyordu, ortam da tam post-apukaliptik olmuştu haliylen, tam havaya girmiştim. Her load işlemi için minimum 15 dk. beklemem de ayrı bir etkendi tabi. Load ederken çişimi vs. yapıp geliyordum. [Sıcaktan çok su içiliyor haliyle]
=> Geçen dosya adı değiştirmeye kalktım Vista'da. İki defa sordu "emin misiniz?", "son kararınız mı?" şeklinde. Sanki bürokratik işlem hacmi fazla devlet dairesi. Hayır, sistem dosyası falan da değil, altı üstü "sorority.girls.volüm.31.mpg" dosyasını "Zeki Müren - Nostalji 3 - Anladın Sen.mpg" diye adlandıracaktım.
=> Bu yazıya ve nostaji fırtınasına [breh breh] vesile olduğu için Bonkraşır'a "n'aber lan?" diyorum: N'aber lan?
[*] Diablo dediğim kesmeli biçmeli bilgisayar oyunu. O zamanlar Lamborcini Diablo sahibi değildim. Daha sonradan Porş'umu satınca aldım onu. Karıştırmayın diye bu notu düştüm, evet.
[**] Bana post-apokaliptik sevgisini aşılamış olduğu için Mel abimize buradan sevgilerimi iletiyorum.
[***] Bu da bilgisayar oyunu. Post-apkaliptüs sevgimi doyuran yegane şeylerden birisi. Şimdi olsa yine yerim.
20071129
Hayatınızın Labirenti
Büyük bir bina. Soğuk ve sessiz. Penceresi yok denecek kadar az. Gösterişsiz bir girişi var. İçeri girdikten sonra bir labirentin başında bulursunuz kendinizi. İlerledikçe kendi hayatınıza yönlendirildiğiniz bir labirent. Ayrılan ve birleşen koridorlarda geziyorsunuz binayı. Her koridor bir mekan ya da bir anıdır. Doğduğunuz ev, çocukken koşturduğunuz sokaklar, ilkokulunuz, liseniz, ilk işiniz, ilk aşkınızı yaşadığınız yer, dostlarınızla sık sık uğradığınız mekan.. Hepsi birer koridor tarafından temsil edilir. Her koridorun duvarında o mekana, o ana ait fotoğraflar bulunmaktadır. Binaya ilk girdiğinizde hatıralar beyninizi zorlamaya başlar. Bir çok şey vardır unuttuğunuz. Sona yaklaştıkça rahatlarsınız.Bu labirentte dolaştıkça ortak koridorlarda eski dostlarınızla karşılaşabilirsiniz, sizinle aynı mekanı paylaşmışlardır. Hal hatır sorarsınız. Ama cevap gelmez, hayaldir çünkü onlar. Hafızanızın size oynadığı bir oyundur. Aslında labirentte tek başınasınızdır.
Neyse ki labirentin sonunda dostlarınız, en son dostlarınız sizi beklemektedir. Dilerseniz labirentin sonundaki odada onlarla eski günler hakkında muhabbet edersiniz. Fakat sizinle aynı koridorlardan geçmedilerse sizin kadar hissedemezler.
Ve ardından çıkarsınız binadan. Hafifçe titrer vücudunuz. Hava soğuk olduğundan değil.
[Rüya Alametleri, Sf. 207, Bölüm 11]
20071123
Kaos, Macera, Keşfetmek.. Yol Filmleri
Post apokaliptik sevenlerin ilgilenebileceği "yol filmleri" listesi yaptım kendi çapımda. Hepsini izleme fırsatım olmadı ama filmler hakkında okuduklarım kadarı ile ilgili olabilecek her şey listeye koydum. Sonra gelip bmk, "bu ne biçim film?, "ne alaka?", "yıvranç bir film!" diye kapıma gelmeyin. Hepinizi Thunderdome'a alırım, bir kişi çıkar.Şimdi, kemerlerinizi bağlayın..
Rat Race: (1960) Eh işte.. Geyik bir filmdir.
The Wild Angels: (1966) Hell's Angels on Wheels [altta] filminin abisi.
Bonnie and Clyde: (1967) Natural Born Killers'ın ilk hali gibin. Hatta gibisi fazla.
Hells Angels on Wheels: (1967) Jack Nicholson var lan. Ünlü moturcu çetesini anlatıyor. Full Throttle gibi ekip.
Easy Rider: (1969) İzlemeyenin pipisi itina ile kesilir diye tehdit ettiler.
Hell's Belles: (1970) Afişine kanıp listeye ekledim, evet.
Duel: (1971)
Vanishing Point: (1971) Güzel diyorlar. İzlemedim, pipimi kesebilirler.
Badlands: (1973) Afişini gördüm, direk koydum listeye.
Smokey and the Bandit: (1977) Eğlencelik bir filme benziyor. Hatta devamını da çekmişler. [öneri için berk'e teşekkürler efem]
Convoy: (1978) Kamyoncuların kafası atar da birlik olurlarsa ne olur üzerine enteresan bir film. DVD'sini buldum geçen gün, izlenmek için bekliyor.
The Blues Brothers: (1980) Müzikli eğlenceli bir film. İzlemezseniz pipiniz dans ederek uzaklaşır sizden.
The Cannonball Run: (1981) Cümbüşlü, aksiyonlu bir film. Bomba bir kadroya sahip. Cümbüşü gören Ceki Çen gelmiş.
Fandango: (1985) Emin değilim. Konuyla alakasız olabilir.
The Hitcher: (1986) Bu filmi bilmiyorum ama bir potansiyel.
Wild at Heart: (1990) Emin değilim, izlemedim.
Harley Davidson and Marlboro Man: (1991) Hikaye tam olarak yolda geçmiyor ama izlemeyenin pipisi kendiliğinden düşer.
Natural Born Killers: (1994) Bonnie&Clyde'ın devamı gibin. [:D]
From Dusk Till Dawn: (1996) Tarantino ile Rodriguez ilk kez Voltranı oluştururken. Süprizlerle dolu bir film.
Children of Men: (2006) Zaten bizzat post apukaliptik film olarak geçiyor.
Wild Hogs: (2007) Bir filmin adı "Çılgın Motorcular" olursa ben o filme gitmeye korkarım. Korkarım, izlemedim. Korkarım yine de bir yol filmi. Korkarım önyargıdan. "yine-ben" adlı arkadaşımıza teşekkür ederiz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)