20110228

I'm the Elected One!

Oha lan, gelen spam maile bak. Film gibi:

Subject: Dear Allah elected one.

Dear Allah elected one.
I am glad to know you, but Allah knows you better and he knows why he has directed me to you at this point in time so do not be afraid. I saw your e-mail contact at Tunisian ministries of commerce and foreign trade departments . I am writing this mail to you with heavy sorrow in my heart, My Name is Hameeda Farah. And am contacting you from my country Tunisia I want to tell you this because I don’t have any other option than to tell you as I was touched to open up to you, I am married to Mr. Toyo Farah who worked with Tunisia embassy in Burkina Faso for nine years before he died in the year 2005.We were married for eleven years without a child. He died after a brief illness that lasted for only five days.

Since his death I decided not to remarry, When my late husband was alive he deposited the sum of US$ 8.2m(Eight million two hundred thousand dollars)in a bank in Ouagadougou the capital city of Burkina Faso in west Africa Presently this money is still in bank. He made this money available for exportation of Gold from Burkina Faso mining. Recently, My Doctor told me that I would not last for the period of seven months due to cancer problem. Whoever that wants to serve Allah must serve him in spirit and Truth because Allah is the Most High, Please always be prayerful all through your life.

The one that disturbs me most is my cancer sickness. Having known my condition I decided to hand you over this money to take care of the less-privileged people, you will utilize this money the way I am going to instruct herein. I want you to take 30 Percent of the total money for your personal use While 70% of the money will go to charity" people in the street and helping the orphanage.

I don't have any child that will inherit this money and my husband relatives are not good not even good at all because they are the one that responsible for the death of my late husband in other to have all my late husband properties and I don't want my husband's efforts to be used by those that conspired for his death. I grew up as an Orphan and I don't have anybody as my family member, just to Endeavour that the name of Allah is maintained.... Am doing this so that Allah will forgive my sins and accept my soul because this sickness has suffered me so much.

As soon as I receive your reply I shall give you the contact of the bank in Burkina Faso and I will send authority letter that will prove you the present beneficiary of the money in the bank that is if you assure me that you will act accordingly as I Stated herein. Hoping to receive your reply through my private Email address: mrshameeda_farah@rocketmail.com

Yours Faithfully.
Mrs.Hameeda Farah

written from Hospital in Tunis

20101221

Kendi Tadına Bakan Adam

Bir çok insandan birer ikişer ısırık almıştı,
Ağızda eriyen, çok güzel tadı olanlar da vardı,
midesini bulandırıp kusturanı da.

Kendisinden de bir çok ısırık alan olmuştu,
Çok beğenip ikinci ısırığı alan da vardı,
ağzındaki lokmayı yüzüne tüküren de.

Bir gün tüm bu karşılıklı tadımlardan sıkıldı,
restorandan çıktı ve karşıdaki tepeye tırmandı.
Oraya daha önce kimse çıkmamıştı, yapayalnızdı.
Burası artık onun kendi tepesiydi, bayrağını dikti.

Günler geçti ve acıktı, etrafta ısırık alacak kimse yoktu.
O ana kadar tanıdığı kimsenin düşünmediği bir fikir geldi aklına:
Kendi tadına bakacaktı!

İlk ısırık hep kalpten alınırdı, adeti bozmadı.
Bir çok kalbin tadına bakmıştı, kendisininkinin tadını çok merak etti.
Dişlerini kalbine geçirdiğinde anlamsız bir boşluk hissetti.

İkinci ısırık vücudundan bir parça, kişiye göre tam olarak neresi olacağı değişir.
Onun sevdiği kısım bileklerdi, el bilekleri.
İki bileğinden de kocaman ısırıklar aldı, kendini pis hissediyordu.

Son olarak beyinden bir parça alınırdı.
Daha önce kimsenin beyninin tadına bakmamıştı,
onun beynini de ısıran olmamıştı.

Zaten o restoranda çok az sayıda insan beyin tadacak kadar ileri gitmişti.
Tadanlar da genellikle tükenene kadar birbirlerini yiyip bitirmişlerdi.

Bir anda farketti ki,
Kendi beynini ısıramazdı... Bu anatomik olarak imkansızdı.

Kısa bir süre sonra o tepede açlıktan ölüverdi.

20100521

Dı Ofis

Yerli ofis sitkomu - orcinal, gerçek kesit. Başlarda tempo ağır ama sonlara doğru gerilim tırmanıyor. İzliyoruz...

Ben: Kafam iyi benim.
Aziz: Olm sende acayip bilimkurgu potansiyeli var.
Ben: Aramızda kalsın.
Aziz: tamam.
Ben: Az önce klavyeden iki tuş attım ağzıma, iyi kafa yaptı. F4 ile scroll lock. Zaten bu scroll lock ne skime yarıyor anlamış değilim.
Aziz: Cidden ya.
Ben: Sırf bunu öğrenmek için bilgisayar mühendisliği okudum 5 yıl.
Aziz: Ne işe yarar ki?
Ben: Üstüne mastır yaptım, yine de öğrenemedim. Askerde öğretirler umarım.
Aziz: Kesin.

Aziz: Bizim eleman uyuyo olm. Bi kaldır.
Ben: Aha kalktı. İşemeye gidiyo kesin, sabah işemesi.
Aziz: Olm. Domuz giribi olmasın?
Ben: Abouv!
Aziz: Öksürük, bulantı, çiş, halsizlik.
Ben: Çaktırmadan kan örneği alalım. laboratuvarımızda inceleyelim.
Aziz: :D Çaktırmadan.
Ben: Ben iğneyle koşayım etrafta, sen bana çelme atmış gibi yap. üstüne düşeyim bunun.
Aziz: Tamam, olur ağbi.
Ben: O sırada gözünden kan alırım. Kaza süsü. Süsleriz böyle kurdelayla falan, kremayla süsleriz.
Aziz: :D

Aziz: Barış...
Ben: Süle.
Aziz: Öylesine.
Ben: Aziz...
Aziz: Siri la!
Ben: Aziiiiiiiz!
Aziz: Efendim
Ben: AZİİİİZİİİİİİZİZİZİZZİİZZİZİZİ!!!!
Aziz: Efendim ağbi.
Ben: Aferin akkılı ol.

20100225

Bay Mor Feus ile Akşamüstü Sohbetleri

Bay Mor Feus'a sorun köşesine hoş geldiniz. Bay Mor Feus kâh bir rüya yorumcusu, kâh bir aşk doktoru, kâh bir kukusal-pipisel dert ortağı.

İlk mektubumuzu yavrum benim Kıbrıs'tan kemikkıranbelbüken arkadaşımız yazmış:

Sevgili Bay Mor Feus, şöyle bir fobim var: Kıza iltifat etçeksin, "Bugün çok güzelsin", karşılığında diyecek ki: "Sadece bugün mü?". Hınk diye kalacaksın orda, tıkancaksın. "Evet" desen bir problem, "Hayır" desen başka bir problem.


Değerli çocuğum kemikkıransonbelbükücü,

Sana hazır laflar hazırladım, bunu gerçek hayatta da kullanabilirsin. Aşağıdaki lafı kesip katlayıp cüzdanında taşı.

"Şimdi şöyle oluyor hayatım, senin güzelliğin benim algı akısının üzerinde olduğundan, geçen zaman içinde henüz tam olarak algılayamadım. Zamanla sendeki güzelliğin daha fazlasını algılayabildiğimden, gün geçtikçe bendeki algılanmış göreceli güzelliğin daha da artıyor. Bu yüzden her geçen gün daha güzel geliyorsun bana ama bu demek değildir ki önceden güzel değildin. Benim gözlemlediğim evrenime anca geliyor. Tıpkı yıllar önce patlamış olan yıldızların ışığını bizim anca görüyor olmamız gibi."

Sonunda "Nasıl kodum çocuğu?!" diye elini şaklatmak opsiyonel.

20091230

Koşun!! Memoli Saçı yapıyoruz!

Memoli'yi hepimiz severiz. Vakti zamanında TV ekranlarımızda yer alarak bir efsane oldu. Tabii ki her efsane gibi onun da büyük bir hayran kitlesi oluştu. Bu hayran kütlesi Memoli tişörtleri ile bir derece avutuldu..

Ama bu yeterli miydi?..


HAYIR!

Her ne kadar muazzam bir anı eşyası olsa da ayran kütlesi bununla yetinemezdi. Memoli'yi görmek, ona dokunmak, onu koklamak yetmiyordu.. Bizzat Memoli gibi olmak istiyorlardı!!

Ve işte şimdi bmkorkut atölyesi size bu konu da yardımcı olacak.. Bu harika kılavuz sayesinde tıpkı Memoli gibi bir kafaya sahip olmakla kalmayıp kafanıza gelecek her türlü darbeye de dayanıklı olacaksınız..

Başlıyoruz!


Evet resimde görüldüğü gibi Memoli saçları bu şekildedir. Sert ve parlak. Miğfer gibi, Miğferdibi.

Gerekli Malzemeler:

Öncelikle hemen en yakın nalburdan aşağıdaki malzemeleri tedarik ediyorsunuz. Bi koşu hemen. Hadi bütün gün oturduğun yeter, bi koşu kap gel. Hadisene..


Bisikletçi kaskı olması önemli. Ancak bir bisikletçi kaskı Memoli saçlarının aerodinamiğini yakalayabilir. Bulduğunuz boyanın da parlak boya olmasına dikkat edin. Mat renkte bir Memoli Saçı, Memoli Saçı değildir.

Yapılışı:

Spreyi açıyoruz iyice çalkala yavrum ooh ooh.. Ondan sonra kaskı siyaha boyuyoruz. Eğer elinizde mat boyanız varsa üzülmeyin, cila atarsınız üstüne olur biter.

Ve işte bakın Memoli Saçınız hazır bile:


Tabi hali hazırda siyah kask bulursanız hiç uğraşmadan direk kafanıza geçirebilirsiniz ama ne espirisi kalır o zaman? Ha? Sorarım?

Ve işte bu resimde Memoli Saçı'nın verdiği mutluluğu havada kapan bir aile görüyoruz:


Ne güzeller değil mi?